KÖŞE YAZARLARI

Uzatılan fırça

Hacivat ile Karagöz oyunlarının açılışında, değişmeyen bir cümle vardır. Tam olarak “Yar bana bir eğlence medet!” şeklinde kurulurdu galiba, ışık vurulmuş perdenin arkasında.

Türkiye Milli Takımı, geçtiğimiz günlerde Fransa’yı güzel bir galibiyetle yendikten sonra İzlanda’ya gittiğinde, futbolcuların havaalanında bekletildiğini duyduk.

Yalan penaltı almakta mahir futbolcu ile hakem ve rakip futbolcularla normalin dışına çıkarak kavga etmekte tecrübeli orta saha oyuncumuzun beyanatlarıyla mesele büyüdü.

Resmi makamlar nota verdi. Bakanlıklar tepki dolu açıklamalar yaptı. Muhalefet milletvekilleri derken suya sabuna dokunamamaktan içi mantar bağlamış ünlülerine kadar, tepki göstermeyen kalmadı.

Rövanş mücadelesinin başkanı olduğu kulübün şehrinde oynanmasını “çok isteyen” idareciler de konuştu, “Bu İzlanda bize gelmeyecek mi, bizim havalimanlarından Türkiye’ye giriş yapmayacak mı? Sen de misillemenin kralını yaparsın olur biter." diye yorumlar yapan deneyimli spor basını yöneticileri de.

Fransa’yı gencecik çocuklarla, tabir yerindeyse çiçek gibi yenerken bir anda İsviçre ile karşılaştığımız,  2005 yılında yapılan play-off ruhunu çağırır bulduk kendimizi.

Bu olayların yaşandığı esnada, sosyal medya kurdu, yeteneksiz youtuber’ın biri mikrofonlara açıklama yapan futbolcularımızın burnuna mikrofon diye lavabo fırçası uzatmasın mı?

Çocuk fırçanın olduğunu açıklasa da aynı ‘mikrofon’ ile kendi de kendi telefonundan canlı yayın yaptığı kayıtlara geçse de ne çare?

Niye böyle oldu acaba?

Sanıyorum o uzatılan fırçanın gölgesinde kaldı birçok sahici mesele, gerçek mikrofon. 

Tam “yar bana bir eğlence medet” diye söylenirken uzandı o fırça. Öyle bir anda geldi ki reddetmek mümkün olmadı.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR