KÖŞE YAZARLARI

Ali Babacan çok zorlanacak!

Ali Babacan uzun süredir konuşuluyor.
Parti kurma girişimini 3 kez ertelemişti. 
Bu süreçte bende, hem kendisinin eskiden içinde bulunduğu AKP çevresinin hem de muhalefet tarafının nabzını tutmaya çalıştım.
AKP’li eski bir ilçe başkanının, sohbet arasında, “Keşke Erdoğan, bu Babacan’ı partide tutabilseydi. Bir süre sonra da partiyi Babacan’a bıraksaydı. Şu an partiyi bırakacak olsa bırakacak adam yok” dediğini unutmuyorum. 
***

Bu genel bir bakış açısı mıdır, yoksa o eski ilçe başkanının kendi fikri midir çok emin değilim. 
Diğer yandan AKP’nin tavanı ve tabanının, çok da fazla renk vermeden, dikkatli bir şekilde Babacan’ı izlediğini görüyorum. Muhalefet kesimi ise Ali Babacan’ın AKP’ye en büyük darbeyi vuracağı iddiasındaydı.
***

Bu süreçte olumlu veya olumsuz; Babacan konusu çok konuşuldu. 
Önümüzdeki zamanlarda ise daha çok konuşulacak. 
Nihayetinde Babacan, Pazartesi günü İçişleri Bakanlığı’na kuruluş dilekçesini verdi. 
Çarşamba günü ise 90 kişilik kurucular kurulu tanıtımı yapıldı; parti programı ve tüzük paylaşıldı.
***

Partinin ismi; DEVA..
Demokrasi ve Atılım Partisi…
Önce Ali Babacan profiline kısa bir bakmakta fayda var diye düşünüyorum. 
Ankara’da ticaretle uğraşan bir ailenin çocuğu.
1967 doğumlu. 
1989'da ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü'nü birincilikle bitirmiş.
***

Amerika’da işletme dalında yüksek lisans yapmış. 
Çok uzatmayalım; eğitimi konusunda diyecek bir şey yok. 
Siyasette ise 2002 seçimlerinde milletvekili olup, 30 yaşında ekonominin başına geçmiş.
Devlet Bakanlığı, AB ile müzakereleri yürütmek üzere de baş müzakereci…
Dışişleri Bakanlığı…
Hazine'den Sorumlu Başbakan Yardımcılığı… 
2002-2015 arasında 13 yıl boyunca bakanlık yapmış.
Ali Babacan hem yurt dışında hem yurt içinde ciddi tanınırlığı olan bir kişilik. 
Görüldüğü üzere siyasette de çok önemli görevler üstlenmiş Ali Babacan.
***

Peki AKP ile yollarının ayrılmasının temel nedeni veya nedenleri neydi?
Bununla ilgili biraz araştırma yaptım. 
Babacan, Türkiye'nin kamu maliyesini kontrol altında tutacak "milli bir çıpaya" ihtiyacı olduğunu savunuyor. 
Dönemin Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım bu teze karşı çıkıyor. 
Erdoğan, Babacan ve ekibi ile Çağlayan ve ekibi arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor ve kısa vadede büyümeyi yavaşlatabileceği endişesiyle Mali Kural'ı uygulamaktan vazgeçiyor. 
***

İkinci kriz ise 2015’te yaşanıyor. 
Erdoğan, o dönem faizlerin düşürülmesini savunuyor. 
Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile farklı düşünen Erdoğan, açık açık bu isimleri eleştiriyor. 
Bu kavgayı Erdoğan’ın danışmanlarından Yiğit Bulut ve ekibi kazanıyor, Babacan ve Başçı kaybediyor. 
Sonuç olarak Ali Babacan’ın “Milli bir çıpa” “Mali kural” istemi ile Merkez Bankası’na müdahale edilmemesi talebi kabul görmüyor. 
Ayrışma bu nedenlerden olmuş diyebiliriz. 
***

Ali Babacan ve ekibinin ekonomiye yaklaşımları doğru muydu, yanlış mıydı bilemiyorum.
Ekonomist olmadığımız için öyle büyük laflar etmeye de gerek yok.
Ama, şimdilerde ülkenin ekonomisinin geldiği noktanın hiç de iç açıcı olmadığını söylemek için ekonomist olmaya da gerek yok. 
***

Peki Ali Babacan ve ekibine bu DEVA partisini kurduran asıl neden ne olabilir?
Gerçekten bir ışık mı gördüler, yoksa maceraya mı atıldılar?
Böyle bir dönemde parti kurmak, iddia koymak, hele hele iktidar partisine rakip olmak akıl işi midir?
Her gün yeni bir krizin çıktığı ülkemizde DEVA partisi iş yapabilir mi?
***

Çok fazla yanıt bekleyen soru var. 
Ciddi zorluklarla karşılaşacaklar, çok da zorlanacaklar.
Bu zorluklara direnebilirlerse, nihayetinde, Babacan ve ekibi ciddi bir ilgi görecek diye düşünüyorum. 
Benim fikrim budur.
Bakalım yanılacak mıyım?

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR