KÖŞE YAZARLARI

Matematik

Geçtiğimiz günlerde yapılan Adalet Mitingi'ne katılanların sayısı tartışma konusu oldu. Öyle yorumlar vardı ki binlerce yıllık matematik bilimine rahmet okutur. Kaldı ki matematiğin bilim olmadığı kabul gören bir tartışma. Zira ben de matematiğin bir dil olduğu fikrine katılıyorum. Nihayetinde bu tartışmalar koca koca yazarların, başkanların valilerin yani aydın sayabileceğimiz insanların nasıl cehaletin karanlıklarında kaldığını göstermiş oldu. Tabi etkileri altındaki kalabalıkların da nasıl algılarıyla oynadıklarını. Adalet diye yola çıkanların ya da adaletin yoluna çıkanların kimler olduğu birbirine karıştı. Belki de istenen buydu. 
***
Bilimin iletişim dili olan matematik toplumumuzdan ne kadar uzak. İnsanlarımız basit yarar zarar hesaplarını bile yapamaz hale gelmiş. Gerçeklerden uzaklaşmış. Yalanlara, sanrılara, dogmaya boğulmuş. Ve yahut öylesi işlerine gelir olmuş. Eşyanın tabiatı ile bağlantısı kopmuş. Oysa ne demişler ‘’matematik yalan söylemez.’’
***
Bundan binlerce yıl önce, Sakızlı Pythagoras, bizim söyleyişimizle Pisagor bir teorem geliştirdi. Günümüzde ilkokulda öğretilen Pisagor Teoremi. Kısaca bir dik üçgenin dik kenarlarının karelerinin toplamı, hipotenüsün (üçüncü ve en uzun kenar) karesine eşittir. O dönemlerde Pisagor adeta peygamberdi. Okulundaki öğrencileri öğretileri neticesinde evrenin mükemmel olduğuna inanırdı. Bunun en büyük kanıtı ise asal sayılardı. Asal sayılarda mükemmeldi. Var olan her şey bu sayılarla açıklana biliyordu. Buna inanılıyor, kesin doğru kabul ediliyordu. Bunu reddetmek günahtı. Tıpkı bir tarikatın dogması gibi, ta ki o güne kadar.
***
Pisagor’un mutlak hükümranlık kurduğu dönemde  nihayet bir gün Metapontumlu Hippasus bunun doğru olmadığını fark etti. İki sayısının karekökü sonsuzdu yani irrasyoneldi. Hippasus bu gerçeği dünya ile paylaştı ve bu hareketinin cezasını M.Ö. 520 yılında tekneden denize atılarak canlıya ödedi. Sonuç olarak Pisagorcu bakış açısı ilk darbesini almış oldu. Bir süre sonra birçoğu öldürüldü, kalanları da Atina’dan kovuldu.
***
Aslında Pisagorcular tamamen yanılıyor değillerdi. Asal sayı takıntılarını bir kenara bırakırsak gerçekten de evren sayılardan ibarettir. Zamanın tarifi, maddenin yapısı, uzaklıklar, ağırlık ve hacim, her şey matematiksel sayılar ile ifade edilir. Evrensel bir lisan, var olanı tanımlayan en mükemmel dil. Oysa bilimin iletişim dili olan matematik toplumumuzdan ne kadar da uzak. İnsanlarımız basit yarar-zarar hesaplarını bile yapamaz hale gelmiş. Bilimden uzaklaşmış. Uzaklaştıkça yalanlara, sanrılara, dogmalara boğulmuş. Gerçekle bağlantısı kopmuş. 
***
Bir söz vardır oysa çok küçükten kulağımıza çalınan"’iki artı iki dört eder.’’  Yalanla doğruyu ayıran kesin bir delil, hatta en dürüst yargıç. Hayatın vazgeçilmezlerinden. Ekmek gibi, su gibi. Bir başka söyleyişle "matematik yalan söylemez.’’ 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR