KÖŞE YAZARLARI

Felaketler Çağı ve Kaos-Düzen Teorisi

Pandemi, depremler, yanardağ patlamaları, seller, çekirge istilaları, kasırgalar, hortumlar, eylemler, isyanlar, uzaylılar… Dünyada garip şeyler oluyor. 2020, enteresan bir yıl.
Bu kadar felaketin üst üste gelmesini tesadüf olarak yorumlayan polyannacılar olabilir. Ancak gerçekçi bakan herkese göre dünyada yaşanan garip olaylar, çok önceden planlanan ve yeni on yılın, 2020’nin, başlamasıyla uygulamaya konan çok yönlü bir küresel tezgahın varlığının göstergesi.
***

Yaşanan felaketleri, dünyadaki güç savaşından ayrı okumamak lazım. Dünyada büyük bir savaş var. Küreselcilerle ulusalcılar büyük bir savaş içinde. Ulus devletleri zayıflatarak dinsiz, milliyetsiz, dijital, tektipleşmiş küresel bir düzen kurmayı hedefleyen küresel elitler; milliyetçi-muhafazakarlara karşı.
***

Milliyetçi-muhafazakar cephenin küresel elitlerin kurmak istediği dünya düzenine karşı oldukları doğru ancak sundukları alternatif pek de umut verici değil. Despot yönetimler, otoriterleşme, kutsal değerler üzerinden siyaset, farklı bir tektipleşme… 
Kırk katır mı, kırk satır mı? Küresel savaşın iki tarafının da dünyaya ve insanlığa vereceği hiçbir şey yok. Yaşanan savaş, çetin geçiyor. Kumpaslar, tezgahlar ve kaos.
***

ABD’deki eylemler bu savaşın bir parçası. Küresel elitlere karşı olan liderlerin ülkelerinin karışması tesadüf değil. Emperyalist bayrağı ABD’den alıp Çin’e vermek isteyenler var. ABD’nin koronavirüs salgınıyla ilgili Dünya Sağlık Örgütü’nü ve Çin’i açık bir şekilde hedef göstermesi boşuna değil. Hem Çin’de hem de Dünya Sağlık Örgütü’nde küresel elitlerin güçlü bir yapılanması söz konusu.
Tarihin bazı dönemlerinde yaşanan bazı olaylar geleceğe yön verir. Belli periyotlarda yaşanır bunlar. Şimdi o periyotlardan birindeyiz. Dünyada yeni güç dengeleri oluşuyor.
***

Eskiden güç dengeleri savaşla kurulur, savaşla değişirdi. Günümüzde artık böyle olmuyor. Muhtemelen gelecekte de böyle olmayacak. Artık dengeler biyolojik silahlarla, salgınlarla, afetlerle, felaketlerle kurulacak. 2020’nin, felaketler çağının başlangıcı olmasının nedeni tam da bu. 
Dikkat edin, Dünya Sağlık Örgütü ve başka küresel kurumlar ile küreselci kişiler gelecekteki farklı salgınlara karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini söylüyorlar. Bu söylemler her türlü olasılığa hazır olmamız için yapılan sıradan uyarılar mı yoksa gelecekteki felaketlerin işaret fişeği mi?
Cevabın ne olduğunu bilmiyoruz ancak bildiğimiz bir şey var. Gelecekte biyolojik savaş görme olasılığımız, nükleer savaş görme olasılığımızdan çok daha fazla.
***

Salgınlarla ve felaketlerle sarsılan dünyayı gelecekte büyük isyan dalgaları bekleyebilir. Zira yaşanan keşmekeş hem ekonomik hem de sosyal çalkantılara yol açabilir. Gıda ve su ile ilgili sorunlar yaşanabilir. Hükümetlerin başa çıkmakta zorlanacağı olaylar gerçekleşebilir. Tıpkı küresel elitlerin istediği gibi… Dünyayı kaosa teslim etmek ve o kaosun üzerinden kendi hastalıklı amaçlarına uygun yeni bir dünya inşa etmek… 
İnsanlığın binlerce yıllık gelişimi ve birikimi, ne kendisini dünyanın efendisi sanan bir avuç elite ne de onların karşısında duran otoriter despotlara feda edilmemeli. İnsanlık bundan çok daha iyisini hak ediyor.
***

Dünyaya hükmettiğini düşünen zavallılar, her şeyi planladıklarını sanıyorlar. Ancak unuttukları bir şey var: Halk! 
Dünyanın dört bir yanındaki insanlar zenginin daha zengin olduğu, fakirin ise daha da fakirleştiği bu adaletsiz dünya düzeninden bıkmış durumdalar. İnsanlık, çıkar savaşlarının altında ezilmekten usandı artık. Bu yüzden, bu kargaşadan insanlık onuruna yakışır bir düzen de çıkabilir. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR