KÖŞE YAZARLARI

İğrenç bir çıyanım

Size oradan aklı başında, toplumda saygınlığı olan biri gibi mi duruyorum?
Aslında ben iğrenç bir çıyanım,
Aklınız almaz, o derece.
Mesela: şor gözlüyüm, hep bakarım eşin dostun kocasına, oğluna.
Sakallı, yakışıklı, çirkin…
Yaşı başı sorun değil bazen açık açık bazen çaktırmadan.
Dedim ya iğrenç bir çıyanım.
Hiç fark etmez, yakışıklı damatlar, nişanlılar, sözüler, yaşı tutmayanlar, sübyanlar.
***

Ben iğrenç bir mahlûk gibi, aklımdan neler neler düşünür, haz peşinde, herkese yavşarım, 
Kedi, köpek, çocuk fark etmez.
Siz bakmayın adımın sonundaki hanım sözüne, kimseler bilmeden iş arkadaşıma, en samimi arkadaşımın kocasına, kendimden büyüklere, kendimden küçüklere rahatsızlık vererek, bazen vermeyerek iğrenç iğrenç bakar, taciz eder, fırsatın bulursam orasını burasını ellerim.
***

Oturdum mu açar, gerer bacaklarımı otururum, toplantıymış, iş yeriymiş, okulmuş, dolmuşmuş hiç önemi yok. 
Her şeye söverim; trafikte söverim, yolda söverim, sodanın kapağı açılmasa bile ben söverim. Ana avrat düz gider, o derece,  ne tutayım ya ağzımı, kim bana ne diyecek. 
Yapıştırıp iki tokat gözlerimi belertirim. 
Ne kocamı düşüreceğim durumu dert ederim, ne buna hakkım olmadığını, kodum mu oturturum.
***

O da öyle demeseydi, üstüme gelmeseydi, benden güçlüymüş gibi durmasaydı haddini bilecek, sonuçta ben iğrenç bir çıyanım.
Mesela ben geçen gün, üçümüz de evli iki arkadaşla, benim makam odamda, çoğu çocuğumdan küçük öğrencilerimin bağlandığı video konferansta hep yakışıklı erkeklere baktım. Ağzımdan salyalarım aktı, iğrenç bir gülüş geldi suratıma, çaktırma dedik bir birimize, biz üç kadın saydık erkek öğrencilerin adını,  çoğu çocuğumuzdan küçük evladımız yaşında erkeklere baktık.
***

Pek sever beni öğrenciler, çok saygın annecan bir hocayım oysaki ailenin gurur kaynağı, akademinin başarılı hocası, apartmanın ağır muhlis ablasıyım. Bi bilseniz yerimde olmak isteyenleri.  Eşim, kızım hep gururlu, dekanım yani. O an iğrenç bir çıyan olduğum o birkaç saniye sizi yanıltmasın. Anneyim, gurur duyulan evladım, özenilen akrabayım, güvenilen teyzeyim, halayım, kız kardeşim…
Olmuyor değil mi sevgili dostlar, 
Mideniz almıyor, 
***

Sizler bir kadına bütün bu iğrençliği yakıştıramıyorsunuz. 
Ne benim, ne şefkat dolu annenizin, ne güvenip hayatı paylaştığınız eşinizin, ne bakmaya kıyamadığınız kız evlatlarınızın, ne güzeller güzeli ablalarınızın, güzelim narin kız kardeşlerinizin bu kadar iğrenç duyguları beslediğini hayal bile edemiyorsunuz. 
Bu kadarı fazla,
Aklınız almaz değil mi?
***

Oysa biz hemen her gün yaşıyoruz. Gazi Üniversitesi’ndeki sözde babacan hoca çaktırmadan bize bakıyor, yavşayıp sırıtıyor, ehlileşmemiş bir yaban gibi sırıtıp arkadaşıyla salya akıtıyor. 
Evli miyiz, bekar mıyız, akraba mıyız, komşu muyuz, çocuk muyuz, eleman mıyız, iş arkadaşı mıyız, fark etmiyor.
İğrenç bir çıyan gibi bizi süzüyor, fırsat bulursa taciz ediyor, hayatlarımızı kabusa çeviriyor. 
***

Mesela dini, dili, ırkı, eğitim seviyesi hiç fark etmiyor. 
Ev, dolmuş, iş, sokak, tren, ders, sanal alem hiç fark etmiyor.
Canı ne isterse, 
Ne zaman isterse, 
Nerede isterse iğrenç bir yabana yılana çıyana dönüşüyor. 
Bu kadar çıyanla yaşamak çok zor, inanın çok zor.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR