KÖŞE YAZARLARI

Yüzünüzü geleceğe dönün

Dünya genelinde son yıllarda yapılan bazı siyasi araştırma ve analizlerin sonuçları oldukça çarpıcı. Konunun uzmanları tarafından yapılan değerlendirmeler, geleneksel siyaset yapma anlayışının yakın bir gelecekte tarihin çöplüğüne gönderilme ihtimalini ortaya koyuyor. 
"Z Kuşağı" olarak ifade edilen yeni nesil seçmenin hayata bakışı, beklentileri, yaşam tarzı ve siyaset algısı bundan önceki nesillerden oldukça farklı. Bu farklılığın gelecekteki siyaset anlayışını da etkilemesi kaçınılmaz.
***

Yeni nesil, siyasete ideolojik kalıplardan bakmıyor. Temel ilkeler ve değerler üzerinden ele alıyor siyaseti. Bunu yaparken de kendi özgürlüğünü, refahını ve yaşam tarzını önceliyor. 
Türkiye’deki ve dünyadaki ana siyasi akımlar, yeni nesil seçmen için pek bir şey ifade etmiyor. Coşkulu popülist söylemleri yemiyor yeni nesil seçmen, içi boş hezeyanlara karnı tok. 
Siyasete kimlik üzerinden yaklaşmıyor. Takım tutar gibi parti tutmuyor. Günümüzde bilgiye rahat ulaşmanın getirdiği kolaylıkla okuyor, araştırıyor, inceliyor, irdeliyor. Körü körüne inanmıyor. Siyasi söylemlerin samimiyetine ve gerçekçiliğine bakıyor.
***

Çok da uzak olmayan bir gelecekte ideolojik siyaset yerini yeni nesil siyasete bırakabilir. Yeni nesil siyasette ideolojik referanslar değil, temel değerler öne çıkacak. Biraz da pragmatizm. 
Seçmenler hangi siyasi partinin ülkeye faydalı olacağı yönünde karar verirken partizan düşünceyle değil, kendi çıkarlarını ve ülke çıkarını gözeterek objektif düşünceyle değerlendirme yapacaklar.
***

Günümüz gençlerinin mevcut siyasi eğilimleri gelecek için de bize fikir veriyor. İdeolojik kalıplardan sıyrılıp temel değerlerde birleşiyor gençler. Demokraside, hukukta, insan haklarında, ekonomik refahta, yaşam tarzına saygıda birleşiyorlar. 
Gençler yaşadıkları toplumun etnik, mezhepsel, dini, sosyal veya siyasal nedenlerle ayrışmasını istemiyorlar. Huzurlu bir ülkede geleceğe güvenle bakmak istiyorlar. 
Kutsal değerler üzerinden yapılan siyaseti benimsemiyor, milli ve manevi değerlerin siyaset malzemesi edilmesini onaylamıyorlar. Bu tür siyasi yapılara da oy vermiyorlar.
***

Yeni nesil seçmen ayrışma ve kutuplaşma istemiyor. Siyasi görüşü ne olursa olsun temel insani değerlerde uzlaşabildiği kişilerle sağlıklı iletişim kurabiliyor. Farklı etnik kökenden gelen, farklı dine inanan, farklı yaşam tarzına sahip, farklı siyasi görüşü benimseyen insanları öcü olarak görmüyor. 
Yeni nesil seçmenin siyasi partilerden olan beklentileri ideolojik söylemler değil, gerçekçi projeler. Siyasetçileri ve siyasi partileri somut projeler üzerinden değerlendiriyor yeni nesil seçmen. Bir de söylem şekilleri üzerinden. 
"Gençler’’ veya "Z Kuşağı’’ olarak da adlandırılan yeni nesil seçmen artık ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı söylemler istemiyor. Birleştirici, bütünleştirici, kucaklayıcı bir siyaset anlayışı istiyor. Sandıkta da bu anlayışı temsil eden siyasetçileri destekliyor.
***

Bahsettiğim değerlendirmeler sadece ülkemiz ile ilgili değil, dünya siyasetinin geleceği ile ilgili genel değerlendirmeler. Türkiye de dünyanın bir parçası olduğuna göre elbette ki ülkemizi de ilgilendiriyor. 
Ülkemizin ve dünyamızın geleceği olan gençlerin desteğini almak, onların beklentilerini samimi bir şekilde karşılamak isteyen siyasetçilerin bu değerlendirmeleri dikkate almaları hem kendi siyasi gelecekleri açısından hem de yaşadıkları ülkeye yapacakları katkı açısından olumlu olacaktır. Yüzlerini geleceğe yani gençlere dönmek, onlara çok şey katacaktır.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR